Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Stefan Zweig- Sahaf Mendel

Size mendillerim, kitaplarım ve yine ballı çayımla merhaba diyorum. Hava değişimlerine alışamadım gitti. Sürekli hasta oluyorum ama umuyorum ki bütün bir kışı böyle geçirmem :(  Dün hastalığın da verdiği tembellikle kendimi odama kapadım ve sadece okudum, izledim. Ağrılar olmasa bir de kolay nefes alabilsem aslında harika bir gündü :) Kafam hiçbir şeyi almıyordu. Ben de dedim ki öykü okuyayım en güzeli o olur. Aslında hep ön yargılı yaklaştım öykülere çünkü tam beni sarmasını istediğim an biten, beni yarı yolda bırakan arkadaşlar gibi geliyordu bana. Bunu da Sait Faik ile yendim demem gerekiyor. GErçekten bayıla bayıla okudum Son Kuşlar'ı. Bunun postunu da ayrı olarak yazarım. Neyse düne gelirsem daha önce hiç okumadığım bir yazardan başladım. Stefan Zweig.  Aslnda beni kitabını almaya iten şey yine ve yine tasarımı oldu. Yordam Kitap o kadar tatlı bir tasarım uygulamış ki hemen almak istedim. Benim aldığım 'Sahaf Mendel- Kadın Ve Doğa- Bir Kadının Yirmi Dört Saati hikayeler…

Çoluk Çocuk - Patti Smith

''...yaşlıca bir çift önümüzde durup alenen bizi incelemeye başladı. Robert ilgi çekmekten hoşlanıyordu, heyecanla elimi sıktı. 'Hadi fotoğraflarını çek,' dedi kadın, hayretler içindeki kocasına. 'Sanatçılar galiba.' 'Hadi canım,' dedi adam, omuz silkerek. 'Çoluk çocuk bunlar.'''

 Yazıma bir itirafla başlamak istiyorum. Bu kitabı ilk raflarda görmeye başladığım sıralarda sadece bir kere elime alıp içime sinmediği için yerine koymuştum. Patti Smith ismi benim için bir anlam ifade etmiyordu. Bir de, yazarın kendi anılarını anlattığı kitaplardan hep uzak durmuşumdur. Ne büyük kayıp! Tam bir rezilim sevgili okurlarım. Bu tarz romanları artık daha çok okumalıyım. Çünkü okurken aldığınız keyif bambaşka oluyormuş. Bendeniz bunu henüz fark ettim.

  Yaşanılan şeyleri okumak hep daha çok keyif vermiştir bana evet ama bir yazarın kendi anılarını anlatmasına dediğim gibi hep ön yargılı yaklaşıyordum. Ta ki Çoluk Çocuk'la karşılaşana kadar. Patti…

Özlemle Geri Dönüş :)

Son yazdığım tarih dört ağustos. Artık kendime söyleyecek söz bulamıyorum gerçekten. Baya baya tembel olmuşum ben. Değiştirmeden önce de son okuduğum kitap Peyami Safa Yalnızlık'tı. Ben onun üzerine 15 tane kitap okudum arkadaşlar. Lütfen bu kadar zamandır yazmayışımı mazur görün sanki hiç gitmemişim gibi devam edelim :) 
 Eveeet yeni bir hayat, yeni bir tema sloganım ile yoluma çıkıyorum yine. Geçen sene girdiğim üniversite sınavlarında Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya bölümünü kazanmıştım. İlk sene hazırlık okuduğum için bölümüme başlayamamış, bol bol olan vaktimle kitap okumuş ve blogumu açma kararı almıştım. Şimdi ise koskoca yaz tatilinden sonra kendi fakültemde derslerime başladım. Bir senedir tereddütlerim vardı acabalarım vardı. Ama artık kendi derslerimin güzelliğini gördükçe doğru yerde olduğumu iyice kabullenmiş durumdayım :) Gelelim bloguma. Derslerin ağırlaşmış olması elbette ki kitap okuma hızımı düşürdü. Yalnız, kitap okuma aşkım hala aynı. Son yazdığım tarihten be…