Ana içeriğe atla

Cumartesi İlk 10: Yazın Okumayı Planladığım Kitaplarım



  Birkaç haftadır katılmak istiyordum bu etkinliğe. Kısmet bugüneymiş J Sihirli Kalem’in düzenlediği bu etkinliklerin bu haftaki konusu da yazın okuyacağım ilk 10 kitap. Gerçi hiçbir zaman önceden kestiremiyorum günler sonra ne okuyacağımı. Ruh halime göre değişiyor. Duygularım kitabımı seçmemde çok büyük etken gerçekten J
 Şimdi yazın okumayı düşündüğüm ilk 10 kitabıma gelelim.

1.       Oğuz Atay- Tutunamayanlar
Hala okumamış olmamdan dolayı utanıyorum açıkçası. Okunması gerekenlerim arasında en baş sırada olmasına rağmen o gücü bulamadım kendimde henüz. Ama umuyorum ki bu yaz başaracağım J

2.       Aylak Adam- Yusuf Atılgan
Okudukça edebiyata daha da aşık ettiren bu kitabı tekrar tekrar okumak istiyorum.
3.       Işınlanma Kazası- Ned Beauman Beauman
Dergilerde ve gazetelerde eleştirilerini bol bol okuduğum bu kitap ben de büyük bir merak uyandırdı.

4.       Ben Onu Tuz Kadar Sevdim- Banu Conker
Açıkçası beni kendine çeken şey kitabın ismiydi. Okuyup göreceğiz sadece isimde mi kalacak bu kitap ben de.

5.       Anayurt Oteli- Yusuf Atılgan
Çok önceden okumuş olmam gerekenlerden..

6.       Kuyucaklı Yusuf- Sabahattin Ali
Dilini, kurgusunu en çok beğendiğim edebiyatçılardan biri olan Sabahattin Ali’nin tüm eserlerini içime sindire sindire okumak istiyorum. Kürk Mantolu Madonna ile başladığım Sabahattin Ali yolculuğum bu kitapla devam edecek.
7.       Handan- Halide Edip Adıvar
Sinekli Bakkal’dan sonra bütün kitaplarını okumak istesem de dersler engel olmuştu bana. Bu yaz bunu da yıkıp çoğu eserini okumak istiyorum Halide Edip’in.

8.       Ölümün Kimyası- Simon Beckett
Tavsiye üzerine okuyacağım. Eğer beğenirsem seri olarak devam da ediyormuş. Büyük bir zevkle okurum.

9.       Kolera Günlerinde Aşk- Gabriel Garcia Marquez
Okunması gereken bir klasik ve ben bu kitabı da bu yaz okuyacağım.


10.   Ay Sarayı- Paul Auster
Yükseklik Korkusu’nu severek okumuştum. Şimdi sıra bunda.

Güzel, edebiyatla geçen, dolu bir yaz olur umarım J


                                                                                                         -Zeze

Yorumlar

  1. İlk sıramızda ikimizin de Tutunamayanlar var:) Eş zamanlı mı okusak belki motive oluruz;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika düşündün :) Haberleşip aynı anda başlayalım :)

      Sil
    2. Çok iyi olur bak, nihayet biz de okuyalım:)

      Sil
    3. Bencede. Tutunanlardan olmayi diliyorum :))

      Sil
  2. Kolera günlerinde aşk benim de listemde ama bir kitabını okuduğum yazarın yenilerini okuyamayınca rahat edemiyorum.eeeee malum debbie her ay bir kitap alışkanlığına sahipken biraz zor oluyor :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İste tam ben de o nedenden dolayi hala okuyamadim Kolera Gunlerinde Ask'i :) su siralar son cikan kitaplari bitirdim hep :)

      Sil

Yorum Gönder

Senin de bu konu hakkında bir yorumun var mı ? Haydi paylaş benimle :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni Yıl Çekilişi

 Merhabalar! Bir önceki postumda bahsettiğim gibi bu yeni yıla merhaba çekilişidir. Kazanan kişiye ocak ayının ilk haftasında, içi sürprizlerle dolu bir kutunun ulaşacağı çekiliştir. :) Kutunun içinde ne olduğunu çok söylemek istemiyorum. Söylersem ne anlamı kalır ki dimi ama yeni yıl hediyesi bu! Sadece şöyle bir ipucu vereceğim. Bir hikaye kitabı, bir şiir kitabı ve bir de roman barındıracak bu kutu içinde. Hepsi benim okuyup beğendiğim, başkalarına da önerdiğim kitaplardan olacak :) Aslında kafamdaki kitapların çoğu instagram hesabımda  var bile sanırım ubss. Hepsi harika kitaplardır :) Kutunun gerisi kocaman sevgiyle, umutla konulmuş küçük küçük gönülden gelen hediyelerle dolacak. Çok severek hazırlayacağım bir hediye :) Katılım şartlarına gelirsek çok çok basit.  1. tozluraflardannotlar.blogspot.com adresimin takipçisi olmak 2. Eğer kullanıyorsanız instagram'da takipçim olmak (hesabım için  tık tık ) (Eğer instagram hesabınız varsa oradan da katılıp, resmi

Okuduklarım #1 Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler- Jan-Philipp Sendker

 Sonunda kitabımı bitirebildim. Ve işte buradayım :) Bu muhteşem kapak tasarımı sayesinde aldım kitabı. Bir arkadaşımın da dediği gibi o kadar estetik ki kapak tasarımı, her bulunduğun ortama uyabilecek kapasitesi var. Şaka bir yana gerçekten kahvenin yanında iyi giden bir kitap oldu. Çenem çok düşmeden hemen kitabın konusuna geçiyorum :)  Burma'da yaşayan iki gencin aşklarını anlatıyor bu hikaye. U Ba adlı yaşlı, eski kitaplari toparlamayi seven bir Burmalı'nın ağzından anlatılıyor.  Kahramanlarımız; Tin Win ve Mi Mi.  Biri görme yeteneğini kaybetmiş bir diğeri ise yürüme şansını hiç yakalayamamış iki çocuk. Çocuk dedim. Çocuklukta başlamış aşkları çünkü. Tin Win annesinin onu terk etmesinden birkaç sene sonra görme duyusunu yitiriyor. Mi Mi ise kendi ağırlığını taşıyamayan minik ayaklarla geliyor dünyaya. İki miniğin yolları manastırda kesişiyor. Ve hikayeleri başlıyor..  Tin Win Mi Mi'nin ayakları oluyor; Mi Mi Tin Win'in gözleri... Burma'yı birlikte

Kadının Adı Yok - Duygu Asena

ilk kez Duygu Asena okudum. Aslına bakarsanız ilk kez bu denli feminizmi savunan, bu denli kadın haklarından bahseden bir yazarı okudum. Dün öğlen başladığım kitabı akşamüzeri bitirmiştim. Yer yer neyden bahsedeceğini öğrenmek için okudum. Yer yer de gerçekten ne yapacak şimdi bu kadın dediğim için.