Mayıs 09, 2013

Okuduklarım #1 Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler- Jan-Philipp Sendker


 Sonunda kitabımı bitirebildim. Ve işte buradayım :) Bu muhteşem kapak tasarımı sayesinde aldım kitabı. Bir arkadaşımın da dediği gibi o kadar estetik ki kapak tasarımı, her bulunduğun ortama uyabilecek kapasitesi var. Şaka bir yana gerçekten kahvenin yanında iyi giden bir kitap oldu. Çenem çok düşmeden hemen kitabın konusuna geçiyorum :)

 Burma'da yaşayan iki gencin aşklarını anlatıyor bu hikaye. U Ba adlı yaşlı, eski kitaplari toparlamayi seven bir Burmalı'nın ağzından anlatılıyor. Kahramanlarımız; Tin Win ve Mi Mi. Biri görme yeteneğini kaybetmiş bir diğeri ise yürüme şansını hiç yakalayamamış iki çocuk. Çocuk dedim. Çocuklukta başlamış aşkları çünkü. Tin Win annesinin onu terk etmesinden birkaç sene sonra görme duyusunu yitiriyor. Mi Mi ise kendi ağırlığını taşıyamayan minik ayaklarla geliyor dünyaya. İki miniğin yolları manastırda kesişiyor. Ve hikayeleri başlıyor..

 Tin Win Mi Mi'nin ayakları oluyor; Mi Mi Tin Win'in gözleri... Burma'yı birlikte baştan başa  keşfediyorlar. Tüm gün beraber geziyorlar. Susmak bile beraber yapılıyor. Ta ki önlerine mesafeler konuluncaya kadar. 

Konuya daha fazla girmeden yorumlarıma geçmek istiyorum :)

Tin Win ve Mi Mi'nin yaşadıkları ve yaşattıkları duygular o kadar içten ve samimi geliyor ki size, mutlu anlarda yüzünüzde bir gülümseme, duygusal anlarda ise endişe ifadesi beliriyor. Konusu bakımından daha önce hiç denk gelmediğim bir roman olmuş. Yani anlayacağınız hikaye beni etkiledi.

 Gel gelelim, kitabın sonunu ben başından (ilk 100 sayfasından) tahmin ettim. Bir kitapta en önemli noktalardan birinin de sonu olduğunu düşünürsek eğer, hayal kırıklığımı  en başında yaşadım diyebilirim. Bu kitap için tek kötü eleştirim bu. Fakat benim için gerçekten sinir bozukluğu oluyor bu şekildeki tahminlerim.

Yorumlarımdan da sonra bu kitaba verebileceğim puan 5/10




Şimdi en sevdiğim kısma geldik. Okurken not aldıklarım :)

.. Hayat demişti U May ona, mutlulukla üzüntünün birbirine ayrılmaz bir şekilde geçmiş olduğu, bilmecelerle dolu bir hediyedir. Biri olmadan ötekini yaşamaya çalışan, başarısız olmaya mahkumdur...


'Her ses gibi her kalbin de, kendini ifade etmekte kullandığı kendine özgü bir tınılar repertuarı vardır.  '

... çünkü sadece, bildiklerimizi görürüz. Hem iyilik hem kötülük alanında kendi yapabileceklerimizi, karşımızdakine yansıtırız. Sonra sevgiyi en önce, kendi yarattığımız bu görüntüye uyan şeyler olarak tanımlarız. Kendimiz, sevdiğimiz gibi sevilmek isteriz. Başka türlüsü bizi rahatsız eder. Şüphe ve kuşkuyla karşılık veririz. Dili anlamayız. Suçlarız. Karşımızdakinin bizi sevmediğini iddia ederiz. Ama belki de bizi sadece, bizim anlayamadığımız kendine özgü bir biçimde seviyordur.


Keyifli okumalar :))

                                                                                                -Zeze

Mayıs 06, 2013

Ölmeden Önce Okunması Gerekenlerim #1


Aşağıda yazacağım listemin aslı  çok ama çok uzun. Şu an 600 kitabı buldu hatta :) Ben buraya benim için, ruh halime ya da o günüm nasılsa ona göre öncelikli olanları yazacağım. Bittikçe de buradakiler, yorumlarımı yeni listeleri yazacağım :)



İki Yeşil Su Samuru- Buket Uzuner
Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini  
Bin Muhteşem Güneş- Khaled Hosseini
Dublörün Dilemması- Murat Menteş
Kar Kurdu- Glenn Meade
Kardeşimin Hikayesi- Zülfü Livaneli


  Eveet. Bu altı kitaptan her biri bittikçe, ben buraya yorumumu; düşüncelerimi yazacağım. Şu an bunlar dışında bir kitap okuyorum. Elimdeki biter bitmez onu da sizlerle paylaşacağım :)


Not: Gleen Meade'nin kitabi, kitap kardesligi grubunun mayis ayi icin sectigi kitaptı. Severek okuyacagima eminim :)) 
                                                                                                                 -Zeze

Okunmalı Diyorlar #1 : Zülfü Livaneli- Kardeşimin Hikayesi

 Çıktığı günden beri çok satanlar listelerinde birinci sırayı başka rakibine bırakmayan bir kitap. Kardeşimin Hikayesi.'Konusu nedir ki  bu kitabın?' derseniz eğer, kitap ile ilgili edindiğim bilgi şu şekilde ;
 'Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalının kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir.' 
 Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabı benim hala baş ucumda, bir numaralı kitabım olarak duruyor. Başka bir postumda onu ayrıntılı bir şekilde anlatmayı çok isterim. Üstünden birkaç sene geçmesine rağmen size her şeyi tek tek anlatabilirim. Çünkü her bir cümleyi içime işleyene kadar tek tek okumuşluğum var. Bugüne kadar okuduğum kitapları hep çok sevmişimdir. Fakat, 'her bir cümleyi içime işleyene kadar, tek tek okudum' sözünü her kitap için kullanamam işte :) 
Gerek çok satanlar listesinde olmasından gerekse en son romanının fırtına gibi esmesinden bu romanda da çok şey arayacak okuyucu. Umarım beklentileri karşılayabilecek bir roman olmuştur. Gerçi pek şüphe duymuyorum ama yine de diğer birkaç kitabını da okuduğumdan, her an hayal kırıklığını da beklemek istiyorum. 
 Şimdilik bu kadar ama takipte kalın :))


                                                                                                              -Zeze

Yeni Bir Merhaba :)

 Merhabalar :) hezeze.blogspot.com adlı blogumu da devam ettirip aynı zamanda sadece kitaplarla ilgili bir sayfam daha olsun istedim. Açıkçası hezeze'de bir sürü konudan bahsedince, zamanla konular birbirine giriyor. Blogger olarak ilerlemek istesem de bu bana engel oluyor. O yüzden tek bir amaçla bu sayfama daha çok zaman ayıracağım.
 Kitap okumak benim için bir hobi değil yaşam biçimi oldu artık. Senelerdir bir nefeste okuduğum kitaplara ya da okuyamadan bir günümü geçirememe dayanarak bunu söylüyorum. Zamanla kendimi bu konuda da geliştireceğime inanıyorum. Sadece içimden geleni yazıp samimi olmaya çalışacağım. Umarım bu blogumda da keyifli zamanlar geçirirsiniz..

 şimdilik kendinize iyi bakın :))

                                                                                                              -Zeze