Temmuz 02, 2014

Buket Uzuner-İstanbullular

Heyyoo yazlik semalarindan hepinize merhaba ^.^ 10 gunluk kacamagima gectigimiz cumartesi start verdim ve ailemin yaninda huzurlu bir tatile basladim efenim. Tabi yazliga gelmem demek internet bakimindan bol sikinti anlamina da geliyor. Bu yaziyi saygideger Huseyin araciligiyla -kendisi iphone'um olur- cok zor sartlar altinda yaziyorum. Aslinda bu yorumdan once yayinlamam gereken iki tane kitap yorumum vardi. Gel gelelim onlar bilgisayarda internetin baglanmasini bekleyedursun, ben acil bir sekilde size İstanbullular hakkinda dusuncelerimi aktarayim. 

 Yazliga gelirken nasilsa cok kalmayacagim icin yanima dort tane kitap almisim. Farkinda bile degilim ikisi zaten bitti. Diger ikisine gecmeden once yazlik raflarindaki eski kitaplari bir karistirayim dedim ve en sevdigim yazarlardan olan Buket Uzuner ile karsilastim. İstanbullular romani daha once cok duymadigim ve dikkatimi cekmeyen eserlerindendi. Hakkinda yorumlari okudum. Konusuna baktim. Tamamdir basliyorum dedim. Fakat...



 Arkadaslar bir kere her yapilan yoruma inanmayin. Uzuner hayati boyunca boyle bir roman yazmaz bir daha diye dusunuyorum. 200. sayfaya geldim hala beni cezbetmedi. Ben kendime inanamiyorum kendim Uzuner'e inanamiyor. Bunu nasil yaptin sen diye sorup duruyor ona. Hic yapmayacagim bir sey yapip ne yazik ki bu romani yarim birakacagim. Belki daha sonra tekrar okur ve fikrimi degistiririm. 
 Arka kapaga bakinca konusu sanki butun kahramanlar bir olay orgusu icinde gibi gozukuyor. Sanki hepsi yuz yuzeler gibi. Ama degiller. Yazar ayni siralarda ayni havalimaninda bulunan birkac insani anlatiyor. Tanimlamaya calisiyor. Her birini sayfalarca kalemliyor tabi. Yok benim icim almadi. Uzule uzule birakiyorum. Okumak isteyeni tutmuyor ama tavsiye de etmiyorum..

ARKA KAPAK

Yaz 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı. Modernitenin ve şehrin sınırında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen ünlü bir heykeltıraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş İstanbul'undan, dolayısıyla Türkiye'sinden bir kesit ortaya çıkıyor. Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette baş köşede yer alıyor. 
Büyük bir tehdit altında başlayan gerilim dolu dört saat boyunca İstanbul, Belgin ile Ayhan'ı kendisiyle ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.


Sayfa Sayısı: 
519
Baskı Yılı: 2007
Yayınevi: Everest Yayınları 

                            -Zeze

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Senin de bu konu hakkında bir yorumun var mı ? Haydi paylaş benimle :)