Ana içeriğe atla

Okuduklarım #6 İclal Aydın- Bir Cihan Kafes

 Aslında iki hafta önce bitirdiğim bu kitabı ancak yazma zamanım oldu. Ehliyet sınavı koşuşturması ve sağlık problemlerim yüzünden hiç vaktim olmadı. Bir de anlaşılacağı üzere yazmak için heyecanlanmadım. Bu kitaptan beklentilerim o kadar fazlaydı ki hayal kırıklığına uğradım diyebilirim :(
 İclal Aydın duruşuyla, karakteriyle hep çok beğendiğim bir kadın oyuncu;yazar olmuştur. Gülen yüzünün arkasına gizlediği acılar,ayrılıklar hep ilgimi çekmesine nedendir. Belki de bu nedenle çok şey bekledim. Tabi ben böyle konuşuyorum ama verilmiş çok büyük bir emek var ortada. Ama gelin görün ki düşündüklerimi yazmadan duramam ben. İlk sayfalardan itibaren gözünüze çarpan şey, kitabın dili oluyor. O kadar basit bir anlatım var ki. Açıkçası kendi acemi hikayelerime benzettim içimden. Başta ''Nasıl ya İclal Aydın okuyorm ben dimi ?'' olduktan sonra alışıyorsunuz.
 Konusuyla; üç kadını birbirine bağlaması, aralarındaki olayları;yaşananları anlatması çok hoş. Ama 'harika bir kitaptı' demem için bundan fazlası gerekiyordu.
 Benim için çok büyük bir idol olan İclal Aydın bu kitapla birlikte sıra sıra geriledi. Okuyup sizin de yorumlarınızı duymayı isterim.

Şimdiden keyifli okumalar :)


''Aşkta mesele şu ki... O dönme dolap, adı üzerinde, dönüyor... Yükseliyor... Alçalıyor... Ama sen hep en tepedeki halini anımsıyorsun...''

''İnsan bildiği bir şeyin yoksunluğunu hissedip acı duyar sanırım.''

''İstanbul mutsuz yatsan da sabah biğr mucizeye uyanabileceğin bir şehir.''

''Bilirsiniz değil mi, insan dünyanın en büyük yalancısıdır kendine. İnanmak isteyin yeter ki; ne bahaneler bulur yürek.''

''Kararında yalnızlık iyidir.Yeni bir güne,yeni bir güneşe hazırlar insanı. Ama ötesi... Ötesinden kork işte! Allah iki şeyi sevmez kızım. Israrlı günahı ve isyanı. Mutsuzlukta bu kadar israr edersen bir gün isyan edersin.''

                                                                         

                                                                     -Zeze

Yorumlar

  1. kitabı dün aldım ve bugün bitirdim ama nasıl desem bende öyle çok büyük bir tat bırakmadı ayrıca sizin de söylediğiniz gibi dili çok basitti ve bir şeyler eksik geldi bana konu ve kahramanlar tam oturmamış gibi, sanki bir 50 sayfaya daha ihtiyaç vardı. ilk romanı olması yüzünden beklentiyi fazla büyük tutmamak gerekiyormuş ben bunu anladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir tek benim boyle dusunmedigime sevindim desem baska İclal Aydin boyle bir kitap yazdi aglamak istiyorum sanirim desem baska :) yazimda da soyledigim gibi beni İclal Aydin karakteri cok umutlandirmisti. O durusu.. Belki bir sonraki romanlara...

      Sil
  2. Kesinlikle katılıyorum her cümlenize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keske baska bir sekilde anlassaydik. Harikaydi gibi ama..

      Sil

Yorum Gönder

Senin de bu konu hakkında bir yorumun var mı ? Haydi paylaş benimle :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Okuduklarım #1 Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler- Jan-Philipp Sendker

Sonunda kitabımı bitirebildim. Ve işte buradayım :) Bu muhteşem kapak tasarımı sayesinde aldım kitabı. Bir arkadaşımın da dediği gibi o kadar estetik ki kapak tasarımı, her bulunduğun ortama uyabilecek kapasitesi var. Şaka bir yana gerçekten kahvenin yanında iyi giden bir kitap oldu. Çenem çok düşmeden hemen kitabın konusuna geçiyorum :)
 Burma'da yaşayan iki gencin aşklarını anlatıyor bu hikaye. U Ba adlı yaşlı, eski kitaplari toparlamayi seven bir Burmalı'nın ağzından anlatılıyor. Kahramanlarımız; Tin Win ve Mi Mi. Biri görme yeteneğini kaybetmiş bir diğeri ise yürüme şansını hiç yakalayamamış iki çocuk. Çocuk dedim. Çocuklukta başlamış aşkları çünkü. Tin Win annesinin onu terk etmesinden birkaç sene sonra görme duyusunu yitiriyor. Mi Mi ise kendi ağırlığını taşıyamayan minik ayaklarla geliyor dünyaya. İki miniğin yolları manastırda kesişiyor. Ve hikayeleri başlıyor..
 Tin Win Mi Mi'nin ayakları oluyor; Mi Mi Tin Win'in gözleri... Burma'yı birlikte baştan başa …

Kalp Şeklinde Kitap Ayracı Yapımı

Kitabın konusuna göre kitap aralığı kullanma gibi bir takıntım vardır benim. Çok küçükken başlamıştı bu ben de. Hala da devam eder. Yünlerden, yapıştırmalardan aklınıza gelebilecek her türlü malzemeyle şansımı bir feda denemişimdir. Çocukken başlamıştım koleksiyonuma da işte. Şimdi başka şeylere de rastladım internet ortamında ve deneyip sizinle paylaşmak istedim. :))

 Bu kalp şeklindeki aralıklar için gerekli olanlar ise sadece;

- istediğiniz boyutta, kare şeklinde kestiğiniz karton, kağıt (tamamen zevkinize kalmış),
- makas,
-cetvel.
 işte bu kadar :)

Kolay gelsin, iyi seyirler :))




                                                                                                                               -Zeze

Handan- Ayşe Kulin

Gerçekten zıtlıklarla dolu bir bünyem var. Bazen hiç okuyamıyorum. Gerek çok yorgun eve gelişimden gerekse hiç içimden gelmediğinden. Evet benim de içimden kitap okumak gelmeyebiliyor :(  Ama gelin görün vize haftalarımda onlarca kitap bitiriyorum. İnat değil mi çalışmayacağım