Temmuz 12, 2013

Okudum #7 Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar


Bu ay kitap kardeşliği olarak benim hayranı olduğum Ahmet Hamdi'yi ağırladık. Bir önceki yazımda da yazdığım gibi, daha önce birçok kitabını okuduğum ünlü edebiyatçımızın bu kitabı da beni etkilemeyi başardı.




 Diğer kitaplarından farklı olarak, burada temel aldığı veya işlediği yardımcı konular ile beni hep araştırmaya yöneltti. Mesela psikanaliz ile tanışmama neden oldu. 'O da neymiş ?' diyenler, buyurun Vikipedi nimeti yardımcı olsun :) Okuduğum süre boyunca bir elimde telefonum bir elimde kitabım sürekli kavramaya çalıştım bir şeyleri. Sonuç olarak psikanaliz bundan sonra bolca okuyacağım konulardan biri oldu. Gerçekten öğrendim dedikçe bitmeyen, sonu olmayan bir konu.








  Baş karakterimiz, çocukluğunu enteresan batıl inançlar ve fakirlik içinde geçiren bir adam, Hayri İrdal. Kısa bir süreliğine Nuri Efendi'nin saatçi dükkanında çalışmış ve ustasının bilgilerine hayran olarak o da aynı maneviyatı içinde taşımıştır. Yıllarını yokluk içinde geçiren kahramanımız, bir gün Halit Ayarcı ile karşılaştıktan sonra her şey değişir. Ustasından aldığı o maneviyatı sonuna kadar kullandırtarak yüksek mevkilere gelmeyi başarır. Fakat görür ki, maddiyat işin içine girdiği zaman etrafındaki insanlar eskilerden çok farklı olarak tek tek değişir. Anlayacağınız o ki Hayri İrdal'ın değişen hayatı ve yaşadıkları üzerine bir kitap. Bu arada ufak bir sır vereceğim. Hayri İrdal, Halit Ayarcı ile tanıştıktan sonra kitap su gibi akıyor. Daha öncesinde sakın bırakmayın :)

 Şunu söylemeden geçemeyeceğim; başkası yazsaydı bu romanı,başkası anlatmaya çalışsaydı, inanın okunması çok ama çok zordu. Kitabın dili yazıldığı döneme de bağlı olarak biraz sıkabiliyor çünkü. Fakat Ahmet Hamdi'nin farkı şu ki; yazarımız şiirlerinde benimsediği sembolist tarzını bu romanda da devam ettirerek mesajlara, göndermelere yer veriyor. İnsanların varlık ve yokluk; geçmiş ve gelecek arasında kalışını bir mizaha yayarak anlatıyor bize. Her okuyan farklı bir açıdan bakarak yakalayabilir bu sembolist bakışı. İşte romana tadını veren de tam olarak bu. Kusursuz Ahmet Hamdi Eseri dedirten bu.

Romanı anlatıp Mübarek'ten bahsetmemek olmaz değil mi ? Kahramanımızın çocukluğunda, bir şekilde evine yerleşmiş olan bu eski, ingiliz işçiliği, ihtayar saat.. Okudukça, içinizde onun da yeri çok ayrı oluyor :)

Eveet bir 'Allahaısmarladık' da benden Hayrı İrdal...

Keyifli Okumalar :)




''İçimde kendim mazim olsa bile o günlere karşı katılaşmış bir taraf var.''

''.... Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki zaman ve mekan, insanla mevcuttur.''

''Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir.''

''Sabır insanoğlunun tek kalesidir.''

''İnsan talihi bu idi. Hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu. Muhakkak hayalinizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti.''

''Hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir ?''


                                                                            -Zeze

1 yorum:

  1. Harika bir kitap, bloğumda inceleme yazımı okuyabilirsiniz.

    YanıtlaSil

Senin de bu konu hakkında bir yorumun var mı ? Haydi paylaş benimle :)