Ana içeriğe atla

Mekan Gezintilerim- 7 Gr (Art Cafe)


 Merhabalar ! Yoğun bir vize haftasından sonra kendimi eve kapatıp blogumla ilgilenmeye adadım yine. Ben mi tembelleştim yoksa ikinci sınıf mı çok zor bilmiyorum. Neyse zor olduğunu düşünmek istiyorum diyelim o zaman =D

 Beni bilen bilir boş olduğum her anı yeni bir mekan keşfetmek için kullanabilirim. Uzayıp giden kocaman bir mekan listem vardır. Bir gün evde otururken neden buraya da yazmayayım diye düşündüm. Listemi de paylaşmak istiyorum ama şimdilik gidip de en sevdiğim mekanlardan biriyle başlıyorum bu yazı serime  ^.^



 Uzun süre listemde kalan bir mekandı 7 Gr. Galatasay Lisesi'nden aşağıya inerken Hayriye Caddesi'nde kalan sıcacık yer. Taksim'e çok fazla gitmediğimden dolayı bir türlü yolumun düşmediği küçük kutu gibi bir kahve dükkanı.
 Bir gün rastgele bir arkadaşıma ''Şu sokakta böyle bir yer vardı. Haydi oraya gidelim.'', dedim. Bu arada arkadaşlarım bir tanedir. O kadar çok yere sürükledim ki onları hiç sesleri çıkmadı ^.^ Neyse işte biz kalktık gittik. Nasıl sevdik nasıl sevdik anlatamam. O günden sonra çok kez gittim. Her seferinde de Yücel Abi'nin içten sohbetiyle daha da güzelleşti mekan. Siz macchiato istersiniz mesela o ne yapıcaksın onu azcık kahvenin üzerine köpük. Ben sana mocha yaptım der.Sesini çıkartmazsın çünkü haklıdır iyi ki mocha yapmış dersin içinden =D Hele annesinin yaptığı küçük kekler ve her yediğinde başka bir tat kattığı tart kekleri tek kelimeyle şa ha ne!


Altta görmüş olduğunuz resimdeki kahve çok lezzetliydi. Espresso içine konmuş dondurma şahane uyum. Adını hatırlayamıyorum ama söyleseniz şak diye koyarlar önünüze :)



                                                                                             

 İster ders çalışmak ister sohbet isterseniz de kitabınızı sakin kafayla okumak için mükemmel bir mekan. Daha ne diye dil dökeyim gidin işte la ^.^

                                          -Zeze

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Okuduklarım #1 Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler- Jan-Philipp Sendker

Sonunda kitabımı bitirebildim. Ve işte buradayım :) Bu muhteşem kapak tasarımı sayesinde aldım kitabı. Bir arkadaşımın da dediği gibi o kadar estetik ki kapak tasarımı, her bulunduğun ortama uyabilecek kapasitesi var. Şaka bir yana gerçekten kahvenin yanında iyi giden bir kitap oldu. Çenem çok düşmeden hemen kitabın konusuna geçiyorum :)
 Burma'da yaşayan iki gencin aşklarını anlatıyor bu hikaye. U Ba adlı yaşlı, eski kitaplari toparlamayi seven bir Burmalı'nın ağzından anlatılıyor. Kahramanlarımız; Tin Win ve Mi Mi. Biri görme yeteneğini kaybetmiş bir diğeri ise yürüme şansını hiç yakalayamamış iki çocuk. Çocuk dedim. Çocuklukta başlamış aşkları çünkü. Tin Win annesinin onu terk etmesinden birkaç sene sonra görme duyusunu yitiriyor. Mi Mi ise kendi ağırlığını taşıyamayan minik ayaklarla geliyor dünyaya. İki miniğin yolları manastırda kesişiyor. Ve hikayeleri başlıyor..
 Tin Win Mi Mi'nin ayakları oluyor; Mi Mi Tin Win'in gözleri... Burma'yı birlikte baştan başa …

Kalp Şeklinde Kitap Ayracı Yapımı

Kitabın konusuna göre kitap aralığı kullanma gibi bir takıntım vardır benim. Çok küçükken başlamıştı bu ben de. Hala da devam eder. Yünlerden, yapıştırmalardan aklınıza gelebilecek her türlü malzemeyle şansımı bir feda denemişimdir. Çocukken başlamıştım koleksiyonuma da işte. Şimdi başka şeylere de rastladım internet ortamında ve deneyip sizinle paylaşmak istedim. :))

 Bu kalp şeklindeki aralıklar için gerekli olanlar ise sadece;

- istediğiniz boyutta, kare şeklinde kestiğiniz karton, kağıt (tamamen zevkinize kalmış),
- makas,
-cetvel.
 işte bu kadar :)

Kolay gelsin, iyi seyirler :))




                                                                                                                               -Zeze

Handan- Ayşe Kulin

Gerçekten zıtlıklarla dolu bir bünyem var. Bazen hiç okuyamıyorum. Gerek çok yorgun eve gelişimden gerekse hiç içimden gelmediğinden. Evet benim de içimden kitap okumak gelmeyebiliyor :(  Ama gelin görün vize haftalarımda onlarca kitap bitiriyorum. İnat değil mi çalışmayacağım